"Gel döndür beni bu yollardan,hadi, bekliyorum.."31 Mayıs 2009 Pazar
Dün hayat durdu benim içinSanki bugün herşey farklı
Sanki bu ev benim değil
Bu nefes bana zararlı
Alışmaya çalışmak diye birşey yok
Alışmak zorundayım
Üzülmemek diye birşey yok
Üzülmem gerek
Severek unutmak olur iş mi
Bilerek uçuruma önden atlanır mı ki
Kaybettiğinin yerine ne koysan dolmaz
Boş bırakacağım yerini hep bomboş
-yalın-
14 Mayıs 2009 Perşembe
bence sen de herkes gibisin
gönlümle baş başa düşündüm demin;
artık bir sihirsiz nefes gibisin.
şimdi ta içinde bomboş kalbimin
akisleri sönen bir ses gibisin.
maziye karışıp sevda yeminim,
bir anda unuttum seni, eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sen de herkes gibisin
gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
çünkü bence şimdi herkes gibisin
yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da işte iyice
anladım ki sen de herkes gibisin
büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de şimdi herkes gibisin
nazım hikmet ran
artık bir sihirsiz nefes gibisin.
şimdi ta içinde bomboş kalbimin
akisleri sönen bir ses gibisin.
maziye karışıp sevda yeminim,
bir anda unuttum seni, eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sen de herkes gibisin
gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
çünkü bence şimdi herkes gibisin
yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da işte iyice
anladım ki sen de herkes gibisin
büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de şimdi herkes gibisin
nazım hikmet ran
5 Mayıs 2009 Salı
Med-CeziR

Hangi gözyaşı var ki, bu kadar müptela olsun yüreği titreğe
Hangi el var ki, vedalar mesken eylesin avuç içlerine
ve hangi ayrılık var ki, bu kadar uzun sürsün saltanatı!….
kömür kokan kaç vagon teker sürdü rayına da
bir ayrılıkları taşıyan vagonlar ne gelebildi ne götürebildi vedaları…
ortasında ‘’sap’’ gibi dikilmek yakışmıyor zamanın…
ve yırtık cepten çalmak umutları…
dokunduğumuz bütün güller intikamını alıyor
batıyor dikenleri yüreklerimize
ne kanımız diniyor
ne yaralarımız kabuk bağlıyor…
tek bir mevsim hüküm sürüyor ömrümüze,
boğazına ip geçirdik Sonbaharın
bir hamlede indiremedik iskemleyi yere…
med-cezirin namıyla oynamak yakışmıyor bize
zaten hiç yakışmamıştık bu sevdaya ikimiz de…
19 Nisan 2009 Pazar
Vazgeçilmezimdin...
23 Mart 2009 Pazartesi
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim!

Kara çalınmış günler ertesinde, ellerinde güneşlerle gelen yar!
Huzuru içirdiğin yüreğim şimdi hüznü içiyor ellerinden, bilesin!
Yüreğine kanatlanan yüreğin kanadı kırıldı, kanıyor.
Göğe uçurduğum umutlarım vuruldu bir bir
Hüzün ki, yokluğuna katık ettiğim,
Yine dolandı eteğime, peşimi bırakmıyor.
Adının her harfini gözyaşıma çizdim ve titrek bir yürekle yokluğuna ektim
Sen avazın çıktığı kadar susarken ben taze çığlıklar yeşerttim sana!
Nefes nefes acıyı yonttum adınla,
Yokluğuna buladım ellerimi
Yüzüme bölük pörçük diktiğim yamalı gülüşlerdeyim şimdi.
Ah yar!
Ah! yoluna ,can diye diye benden geçtiğim,
Ah suskuların şahı,
Bir çözebilsem boynuma doladığın sessizliğin düğümünü
Bir yudum harf düşse,hisseme alfabenden
Yalın ayak çıktığım yokuşlarında düşmeden bir yürüyebilsem.
Öyle bir acı ki bu! nasıl anlatılır bilmem
Kırsan kırılmaz,büksen bükülmez
Ateşler yakmaz,sular söndürmez!
Söylesene yar!
Hasretini adımlasam kaç adımda biter?
Özlemin kaç nefestir saysam?
Bilemessin ki
Akla sığdıramazsın bu denklemi
Nasıl anlatayım ki daha hal-i pür-melâlimi...
Sen yine sükutu giyin yar!
Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.
Çarpsada bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim.
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim,
Söz verdim ben bu yüreğe,
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim!
_elem nar_
15 Mart 2009 Pazar
Mecburî Ayrılıklar
Bizimkisi mecburi bir ayrılıktı..Ne sen ne ben..
engelleyemedik..
sadece kabul etmek zorunda kaldık..
sessiz..sedasız..
kabul ettik..
sözler..davranışlar..
bunların da bir önemi yoktu..
sadece ayrılık gerekiyordu..
Mecburi ayrılıktı..
ilerisi olmayan..
ardında çok iz bırakan bir ayrılık..
ne sen..ne ben..ne de biz..
artık geride sadece bir anı kaldı..
ayrılığın ardından..
biz mazi olduk..
İDAL
12 Mart 2009 Perşembe
Külün içinde saklı ateş
Küllenmiş her düşüncenin, her duygunun içinde iyi yahut kötü, acı yahut tatlı, neşeli yahut hüzünlü elbette bir kor sıcaklığı vardır ki, eşelendikçe alevi ortaya çıkar.Bazen ısıtır bu alev, bazen yakar. Olumlu ya da olumsuz bütün hayaller, bütün idealler ve bütün arzular sonuca ulaşmadıkça, hedefini bulmadıkça elbette kül içinde saklanan kor gibi sıcak bekler. Küçük bir esinti, azıcık bir savrulma... Bir hatırlama... Küçük bir dokunuş... Hele içinizi bir yoklayın...
Zamanın hızlı akışı, feleğin hızla dönüşü içinde her şey bizim istediğimiz rengi göstermeyebilir, bizim istediğimiz biçimde tahakkuk etmeyebilir. Bağrımızı yırtmanın, yüreğimizi parelemenin, ciğerlerimizi kan doldurmanın faydası da yoktur üstelik. Bu bir ayrı sınav biçimidir. Tesellisi hep ertelenen bir sınav...
Çoğu insan kendisinin, asıl bulunması gereken yerde olmadığını hisseder. Aslında belki tam da bulunması gereken yerde olduğu için kabullenmek istemez. Çünkü küllenen hayallerine alevlenmeyi bekleyen nice korlar gömmüştür. Bedel ödemeden, yüreğini tutuşturmadan, kendini yakmadan gelinebilecek mertebelerin elbette bir seviyesi vardır; ve bir de yolları çile ile yürünmüş ve kabullenilmiş makamları...
Bütün korların küller içinde gül gül olduğu makamlar... Hayret makamı, aşk makamı, sükûnet makamı, teslimiyet makamı...
İşinizde ve aşınızda, sevincinizde ve kıvancınızda, düşlerinizde ve görüşlerinizde tutuşmayı bekleyen korlar yurt tutmuşsa eğer, eskilerin düstur edindikleri şu beyti teselli babında vird edinmenizi tavsiye ederiz:
Ele girmezse eğer sevdiğimiz
Ne çâre, eldekini sevmeliyiz
Erdem, işte bu asaleti gösterebilmek, kazaya rıza ile cevap verebilmektir. Hele bir düşünün, buraya ağlamaya mı gelmiştik, gülmeye mi; ölüyor muyuz, yoksa doğuyor mu?!..
İskender Pala
5 Mart 2009 Perşembe
yusuf hayaloğlu anısına...

Yusuf Hayaloğlu - Hangi Ayrılık -
Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz
Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın
Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. ..
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadanzonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye
Olur mu be Olur mu
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi
Buruşturup bir kenara atılır mı
Vefa bu kadar basit mi Alınır mı Satılır mı
Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti
Dağ gibi adamı eze eze
Hangi anası tipli parlak çömeze
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni
Ve Hangi su bağışlatır
Hangi musalla temizler seni
Bu Nasıl Ayrılık ….
ruhun şad olsun...
1 Mart 2009 Pazar
Yoksun Ya

Yoksun ya
Gençliğimin deli rüzgarları da yok
Ve yoksul düş baharlarım
Neler kalmadı ki sende
Çaresizlik karabasanlarının çıkmazları
Avuntuzus saplantıların açmazları
Deli düşler
Yoksun ya
Kim anlar şimdi bu yüreği
Sensizlikte ne yapılır bilmem ki
Aşkın tepelerinden böyle apansız düşmedim
Ilık tebesusumler vaktine beş kala solan
Kahkahalar gibiyim
Yarısında yutulmuş
Sevinç çığlıkları dolu boğazım
Seni özlemeyi bile yakıştıramıyorum kendime
Yoksun ya
Buruşturulup atılmış mektuplar gibiyim
İçimdeki yürek boşluğuna yoldaş
Gülüşüm bükülü kaldı dudağımda
Sana sargın kalmak vardı gül yüzlü
Bu aşkın üstü
Böyle örtülür müydü
Kahraman Tazeoğlu
25 Şubat 2009 Çarşamba
mutluluk:)
candamarimsin

şarkılardır sevdayı,aşkı,hasreti,özlemi,sevinci,hüznü kısaca hayata ve insana dair ne varsa anlatan...ben de şarklarda bulurum kendimi,şarkılarla ifade ederim sevdamı birçoğumuz gibi...
aşağıdaki şarkı da bunlardan biri...
Senden önce öylesine nefes almış bu beden
Seni beklemişim ben bir ömür boyu
Meğerse hiç bilmeden
En büyük aşkımdın belki ama
En büyük korkumdun bir yandanda
Ya bir gün biterse bu aşk diye
Ağlıyorum her gece
Ben senin kalbinde hayat buldum
Sen alın yazım ilkbaharımsın
Yokluğun sanki kıyamet gibi
Sevgilim sen benim CANDAMARIMSIN...
20 Şubat 2009 Cuma
son fasıl
Bir deli sevda yolunda kesişti yollarımız Ürkek yüreğim sevdanı taşımaya korktu
Sebebsiz değildi oysa korkularım
senin gidişinle yok olacaktı tüm ihtimaller noktalanacaktı herşey...
Yüreğim yer yer isyanlarda hala
Sensizliğin içinde yine sensiz kalmaktan korkar...
Evet ayrıyız seninle,göremiyorum yüzünü belki ama hala aynı yerlerden bakabilme ihtimalimiz var yıldızlara
ve belki aynı yerde aynı dilekleri dileme şansımız var...
Bu son fasıl ey yar!
Gidişinin ardından şimdi hüzzam bir şarkıyı mırıldanıyor yüreğim
Duyuyor musun ey yar!seni söylüyor...sana söylüyor... susuşlarımı anlatıyor...
sebebsiz değildi oysa susuşlarım
susmalarım bile çığlık çığlığa seni haykırıyordu
sen duymuyordun ey yar!
şimdi bu son fasıl! dön ve bak son defa...
nar-ı hicranla yakma yaralı gönlümü
bu yolun sonu çıkmaz,bu yolun sonu hüsran bilirim ama...
sonunda vuslat olmasa da.
Bil ey yar! ben seni çok ama çok sevdimm...
19 Şubat 2009 Perşembe
anla
Ben seni degil aslindaBelki bu kadar benligimin icinde
Ama benim olamamanini sevdim
O kadar yakin o kadar candan
Ama bir o kadarda uzaktan bende bi hasret oluşunu sevdim
Sen benim olmadin ki
Ben senin başkalarinin olurkenki gozlerini sevdim
Hep ayni masumluğu
Yumusak ellerini birturlu tutamamayi sevdim
Ben hep senin yakinlarinda
Ama hiç yaninda olamamayi sevdim
Ben seni değil bitanem
Senin olamamayi sevdim
Bir şeyler yanliş gitti ya her seferinde
Ben tum yanlislarimin sen olmasini sevdim
Anla be gulumBen seni degil
Bunca yasadigim sensizligi sevdim
Oyle ki hep ona sarilip uyudum geceleri
Sevgisizdim onu sevdim
Ben bitanem, kimsenin sevemeyecegi kadar
Kendimden bile haberim olmadan
O kadar, iste o kadar delicesine sevdim
iki alyans
Bir ömrüm daha olsaydı ah uğruna vermezmiydim…
Eski bir yalandı aşk denilen masaldı!
Hiç çıkmıyor aklımdan! Hiç…Haziran akşamları…
Dilimizde kaldı şimdi bir ayrılık şarkısı
Bilmezler nasıl sevdik aşkım,bilmezler nasıl yandık
Hani durmaz döner dedin ya! biz deli sevdalıydık
Hani yıldızlar şahitti neden görmezler artık.
Kaderle bağlı iki alyans … Bilmezler biz ayrıldık…
17 Şubat 2009 Salı
16 Şubat 2009 Pazartesi
serzeniş...
Hiç bir insanı unutmak, bir insandan vaz geçmek, Bir insanı hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda kaldın mı?Hani ölmüş gibi, hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi, Her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip ama aslında Hiç gelmeyeceğini bilmen gibi.Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek, Ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana, Ne kadar katlanılmaz bir gerçek değilmi, sen hala bu kadar sevgili iken?Özlemek, bu kadar özlemek, etini kemiğini yakarcasına özlemek.Çok kötü değil mi?Bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak onu işitememek, Artık sonunun "Pi" li hali değil mi?Biliyorsun değil mi? Ne kadar umutsuz bir arayıştır o, Kalabalık caddelerde geçen binlerce yüze bakmak.Belki bir kez daha görebilmek için o yüzü, Belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek, Belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek, Belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak ne zordur değil mi?Ne kadar eritir insanı farketmeden.Sen de biliyorsun değil mi bunları?Bir sinema koltuğunda sende iki kişi gibi oturdunmu hiç?Hiç iki kişi gibi zevk aldınmı bir konserden yalnız başına.Güzel bir kafe keşfettiğinde,Güzel bir film seyrettiğinde,Güzel bir şarkı dinlediğinde, güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettinmi,Paylaşamadığın için onunla.Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildinmi?Baktığında aynada yüzünün yarısını gördüğün oldumu hiç?Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan Nefret edemediğin oldumu hiç?Gözünün içine baka baka kolunu bacağını kesen bir insanın yüzüne Sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar oldumu hiç?Hayatta inandığın bütün değerleri alt üst eden birisine aşk şiirleri yazabildinmi?Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlaraFeda Oldunmu hiç?
15 Şubat 2009 Pazar
SENİ SEVİYORUM!!
Son kez bulusursun.Onu oyle seversinki ama ayrılık tek caredir.Aglayamazsın ama icin kan damlar.Elini son kez tutmak istersin ama tutamazsın.Cunku tutarsan bir daha o eli bırakamamaktan korkarsın. Ve gozlerine bakmak oyle zordurki..Bir zamanlar senin atan o kalp ve sana bakan o gozler simdi kim bilir kime bakacak ve kimin icin atacak?... Bunları dusunmek kahreder mahveder sevgiliyi.Ve son an gelir:AYRILIK!!Arkana donersin,bakarsın.Beklersin "sevgilim gitme" demesini...Ama o soz gelmez.Sen de soyleyemezsin artık...Son gelmistir.Kacınılmazdır Kalbine gomersin,ama olmaz..Her gece aglarsın onun icin.Dayanamazsın.Bir gun gidersin ondan cok uzaklara.Ama kacmak care degildir.Kalbini sokup atmak tek yoldur.Ama yapamayacagına gore...O sonsuza dek seninledir...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
SeVda İkLiMiNdEn EsİnTiLeR
-
►
2010
(12)
- ► Aralık 2010 (2)
- ► Kasım 2010 (1)
- ► Ağustos 2010 (1)
- ► Temmuz 2010 (4)
- ► Haziran 2010 (2)
- ► Mayıs 2010 (2)
-
►
2009
(40)
- ► Aralık 2009 (1)
- ► Ağustos 2009 (4)
- ► Mayıs 2009 (5)
- ► Nisan 2009 (1)
- ► Şubat 2009 (23)












