1 Mayıs 2011 Pazar

Taşındım:)
Bundan sonra paylaşımlarıma yeni blogumda devam edeceğim.Sizleri de yeni bloguma beklerim..
Sevgiyle Kalın..
İşte adresim http://my.opera.com/deva82/blog/

16 Ocak 2011 Pazar



Sana lanetler mi yağdırmalıyım, yoksa yolun açık olsun mu demeliyim...
Yok bu çok fazla, dilerim Allah'tan bensiz gittiğin hiçbir yol açık olmasın...
Sensiz aldığım nefes nefes değilken, bensiz aldığın nefes nefes olmasın...
Yok bu da çok fazla...

...Ben kıyamam ki sana...
Ben sadece geride bıraktığın bu beceriksiz kalp için yalvarıyorum...

gel unuttur bana seni..

Kahraman Tazeoğlu

19 Aralık 2010 Pazar

18 Aralık 2010 Cumartesi





... başını avuçlarımın içine alıp gözlerine baktığımda.
Gözlerinde gördüğüm şeyi sevdim.
/ Nazan Bekiroğlu‎ (İsimle Ateş Arasında)

2 Kasım 2010 Salı

Ağacın Yaprakları Gibi Döküldük, Seninle Ayrı Yerlere...

Oysa Ne Hayaller Kurmuştuk Aynı Dalın Üzerinde...

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Ne kadar isterdim sana elveda demeyi,ne kadar isterdim son kez olsun gözlerine bakmayı. Kapattın kapıları, yıktın köprüleri, çattın kaşlarını, bilmedin öldürdüğünü ruhumu. Şimdi gidiyorsun demek ardında yaşanmışlıkları hatıraları anıları görmeden. Üzerinde dualarım ve beddualarımla gidiyorsun. Bilmediğin görmediğin tanımadığın bir yere uzak dağlar ötesi bir yere gidiyorsun. Ne diyeyim bilmiyorum. Yansın yüreğin, yandığı kadar yüreğimin. Daha söylenesi bin söz ile söylemeden kapatıyorum kelamı.
Demek gidiyorsun! git. Kokunu nefesini alamayacağım bu diyar gurbettir bana. Artık mevsimlerin çiçeklerin gündüzün ve gecenin bir manası olmayacak. Sensizliğin kol gezdiği, korkularımın benimle volta atacağı bu sokakların karanlık olmasının da bir önemi kalmayacak. Sensizliğ sevemezken alışıyor olmaya çalışırken verdiğin sensizlik müebbeti eminim ki sen beni göresiye dek cesedimin toprakla izdivacına tanık olacağım.
-alıntı-

29 Temmuz 2010 Perşembe

Kara Sevda




ayrılık derdine düştü divane gönlüm.
hasret icimde alev yanar bu gönlüm
sevdiğimi verin bana divane gönlüm
ondan başkasına canım bakmaz gözlerim

bu benim ki Kara Sevda bitermi bilmem
birgün olur derdim derman bulurmu bilmem
bekliyorum yollarını dönermi bilmem
bir kez olsun görebilse yari gözlerim

sevdan ile yanar gönlüm, bak ne haldeyim
durmaz akar gözyaşlarım seller gibiyim.
sevdiğimi verin bana divane gönlüm
ondan başkasına canım bakmaz gözlerim
sevdiğimi verin bana mecnun gibiyim
ondan başkasına canım bakmaz gözlerim

bu benim ki Kara Sevda biter mi bilmem
birgün oulr derdim derman bulur mu bilmem
bekliyorum yollarını dönermi bilmem
bir kez olsun görebilse yari gözlerim
-Arzu-




Sana yazamam ama Seni yazarım, söz..!

Terketmedi Sevdan Beni..




Aç kaldım, susuz kaldım.Hayın, karanlıktı gece.Can garip, can suskunCan paramparça...Ve ellerim kelepçede, Tütünsüz, uykusuz kaldım, Terk etmedi sevdan beni...
Ahmet Arif

4 Temmuz 2010 Pazar

doğum günün kutlu olsun....




Hayaldin, gerçek oldun.
Belki de bir rüyaydın.
Sevilen sendin ya hani, sevgiliydin ya…
Rüyaydın ve bittin işte. Ben uyanır uyanmaz ayrılık geldi.
Korktuğu başına gelirmiş insanın.
Bittin , bütün güzelliğinle...Yine hayal oldun.
Aslında şimdi acı bir hatıra oldun.
Özlenen , sevilen
Ve hala inadına beklenen sevgili.. !

20 Haziran 2010 Pazar

7 Haziran 2010 Pazartesi



"En kolay olanıdır gitmek!"
"Gitmek hiçbir şeyi bitirmez.Aksine durur da yaşar gibi her şey.Gidene değil,kalana yoldaş anıları vardır,ayrıntıları vardır aşkın en gerisinde." "Gittiğimi çok sonra anlıyacaksın.Şimdi uğurluyorsan,sende kalan yanlarıma güvendiğin içindir!"...
Kahraman Tazeoğlu

28 Mayıs 2010 Cuma

yüksek sadakat kaybettim seni


Ne kadar aci bir şey
Sevdiğin insanı kaybetmek
Tam herşey güzel olacak derken
Sonsuza dek yitirmek

Sevmek acıtıyor yüreğimi
Dönüşü yok bunun besbelli
Sonunu bile bile seni kaybetmek
Yitirilen bir aşkın en güzel hikayesi

Kapattım yüreğimi artık acılara
Sonu belli olmayan oyunlara
Gizli saklı kalan her anıya
Kapattım…

Kaybettim seni en güzel anında
Aşkın bütün olurlarında
Yazdığım bu şarkıyla
Kaybettim seni…..







kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların...
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin...
.


Nazım Hikmet

27 Aralık 2009 Pazar

Dedi ki...






Dedim ki;
Aşkım çok seviyorum seni...


Dedi ki;
Ne kadar seviyorsun beni...


Dedim ki;
senin sevdiğinden daha fazla..
Peki sen ne kadar seviyorsun beni...


Dedi ki;
Bir gün gelirde bırakırsan beni sevmeyi;
İkimize yetecek kadar seviyorum seni...


alıntı

11 Ağustos 2009 Salı





AYRILIGA SÖZÜM VAR UNUTMUYCAM SENİ


gözlerinin tuzu yakmaya başlar önce yüzünü
yüzün yanar sanırsın oysa yanan yüreğindir
ızdırabını çektiğin nedir yaşadığın mı yaşayıpta hayatından
atamadığınmı
gene yalnızlığa oynuyorsun zarlarını...bu kumarı kaybetmek için oynuyorsun içim acıyor sanki binlerçe bıcak yarası var vucudumda binlerce acı gücümün yetmediği bir acı ne çığlık atacak nede ağlayacak gücüm var .......susmak ........bütün acıların çığlık çığlığa haykırırken susmak ...........ellerin soğukmu ......sesin duyulmaz olur hayatmı hırsız ..kadermi hırsız ..senden çaldığı sadece bir sevgimi
gelmişinmi geçmişinmi geleceğinmi ..rüyalarındaki sıcaklıkmı senden çalınan seni bu soğukluktan kurtaracak kibrirtlerin yokmu yokmu herkibrite sakladığın hayallerin soğukluğa teslim ediyorsun herşeyini yaraların uyuşuyor acılar hisedilmiyor dönüp kendine baksan kan revansın şuursuz bir acısızlık hisedebilmek .......senden çaldığı budur hayatın hisedebilmek......keşke sengibi unutabilsem herşeyi:(

1 Ağustos 2009 Cumartesi


Özlem
Özlem nedir bilir misin?
Özlem
Buğulanan camlara
Adını yazmaktır
Özlem nedir bilir misin?
Özlem
Uzaklara bakınca
Gözlerinin yaşlanmasıdır
Özlem nedir bilir misin?
Özlem
Sevdiği yağmurda
Aptalca ıslanmaktır
Özlem nedir bilir misin?
Özlem
Yatağa girince yabancı diye
Başını yastığa koymamaktır
Özlem nedir bilir misin?
Özlem
Gördüğün herkesi
Sana benzetmektir
Özlem nedir bilir misin?
Özlem
Gelmeyeceğini bilmene rağmen
Her yeni güne umutla başlamaktır
Özlem nedir bilir misin?
Özlem
Adını sayıklayarak
Ölümü beklemektir
BEN SENI COK ÖZLEDIM ASKIM

31 Mayıs 2009 Pazar

"Gel döndür beni bu yollardan,hadi, bekliyorum.."




"Yüreğime kalan, senden derin sancı şimdi.."

sessizliğim senden kalan ağlıyorum sonuma...
Dün hayat durdu benim için
Sanki bugün herşey farklı
Sanki bu ev benim değil
Bu nefes bana zararlı
Alışmaya çalışmak diye birşey yok
Alışmak zorundayım
Üzülmemek diye birşey yok
Üzülmem gerek
Severek unutmak olur iş mi
Bilerek uçuruma önden atlanır mı ki
Kaybettiğinin yerine ne koysan dolmaz
Boş bırakacağım yerini hep bomboş

-yalın-

14 Mayıs 2009 Perşembe

bence sen de herkes gibisin

gönlümle baş başa düşündüm demin;
artık bir sihirsiz nefes gibisin.
şimdi ta içinde bomboş kalbimin
akisleri sönen bir ses gibisin.


maziye karışıp sevda yeminim,
bir anda unuttum seni, eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sen de herkes gibisin

gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
çünkü bence şimdi herkes gibisin

yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da işte iyice
anladım ki sen de herkes gibisin

büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de şimdi herkes gibisin

nazım hikmet ran

5 Mayıs 2009 Salı

Med-CeziR


Hangi gözyaşı var ki, bu kadar müptela olsun yüreği titreğe
Hangi el var ki, vedalar mesken eylesin avuç içlerine
ve hangi ayrılık var ki, bu kadar uzun sürsün saltanatı!….
kömür kokan kaç vagon teker sürdü rayına da
bir ayrılıkları taşıyan vagonlar ne gelebildi ne götürebildi vedaları…
ortasında ‘’sap’’ gibi dikilmek yakışmıyor zamanın…
ve yırtık cepten çalmak umutları…
dokunduğumuz bütün güller intikamını alıyor
batıyor dikenleri yüreklerimize
ne kanımız diniyor
ne yaralarımız kabuk bağlıyor…
tek bir mevsim hüküm sürüyor ömrümüze,
boğazına ip geçirdik Sonbaharın
bir hamlede indiremedik iskemleyi yere…
med-cezirin namıyla oynamak yakışmıyor bize
zaten hiç yakışmamıştık bu sevdaya ikimiz de…

19 Nisan 2009 Pazar

Vazgeçilmezimdin...


Yakınlaştıkça kaybolan
bir kente dönüşürdün
Keşfedilmezim olurdun
içinde yolculuk etsem de...
Günahkar mevsimimdin.
Hiç umut yoktu sende
o yüzden vazgeçilmezdin,
vazgeçilmezimdin...
CEZMİ ERSÖZ

23 Mart 2009 Pazartesi

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim!



Kara çalınmış günler ertesinde, ellerinde güneşlerle gelen yar!

Huzuru içirdiğin yüreğim şimdi hüznü içiyor ellerinden, bilesin!

Yüreğine kanatlanan yüreğin kanadı kırıldı, kanıyor.

Göğe uçurduğum umutlarım vuruldu bir bir

Hüzün ki, yokluğuna katık ettiğim,

Yine dolandı eteğime, peşimi bırakmıyor.


Adının her harfini gözyaşıma çizdim ve titrek bir yürekle yokluğuna ektim

Sen avazın çıktığı kadar susarken ben taze çığlıklar yeşerttim sana!

Nefes nefes acıyı yonttum adınla,

Yokluğuna buladım ellerimi

Yüzüme bölük pörçük diktiğim yamalı gülüşlerdeyim şimdi.


Ah yar!

Ah! yoluna ,can diye diye benden geçtiğim,

Ah suskuların şahı,

Bir çözebilsem boynuma doladığın sessizliğin düğümünü

Bir yudum harf düşse,hisseme alfabenden

Yalın ayak çıktığım yokuşlarında düşmeden bir yürüyebilsem.


Öyle bir acı ki bu! nasıl anlatılır bilmem

Kırsan kırılmaz,büksen bükülmez

Ateşler yakmaz,sular söndürmez!


Söylesene yar!

Hasretini adımlasam kaç adımda biter?

Özlemin kaç nefestir saysam?

Bilemessin ki

Akla sığdıramazsın bu denklemi

Nasıl anlatayım ki daha hal-i pür-melâlimi...


Sen yine sükutu giyin yar!

Dilersen hiç konuşma.

Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.

Çarpsada bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim.

Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim,

Söz verdim ben bu yüreğe,

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim!

_elem nar_

15 Mart 2009 Pazar

Mecburî Ayrılıklar

Bizimkisi mecburi bir ayrılıktı..
Ne sen ne ben..
engelleyemedik..
sadece kabul etmek zorunda kaldık..
sessiz..sedasız..
kabul ettik..
sözler..davranışlar..
bunların da bir önemi yoktu..
sadece ayrılık gerekiyordu..
Mecburi ayrılıktı..
ilerisi olmayan..
ardında çok iz bırakan bir ayrılık..
ne sen..ne ben..ne de biz..
artık geride sadece bir anı kaldı..
ayrılığın ardından..
biz mazi olduk..


İDAL

12 Mart 2009 Perşembe

Külün içinde saklı ateş

Küllenmiş her düşüncenin, her duygunun içinde iyi yahut kötü, acı yahut tatlı, neşeli yahut hüzünlü elbette bir kor sıcaklığı vardır ki, eşelendikçe alevi ortaya çıkar.

Bazen ısıtır bu alev, bazen yakar. Olumlu ya da olumsuz bütün hayaller, bütün idealler ve bütün arzular sonuca ulaşmadıkça, hedefini bulmadıkça elbette kül içinde saklanan kor gibi sıcak bekler. Küçük bir esinti, azıcık bir savrulma... Bir hatırlama... Küçük bir dokunuş... Hele içinizi bir yoklayın...

Zamanın hızlı akışı, feleğin hızla dönüşü içinde her şey bizim istediğimiz rengi göstermeyebilir, bizim istediğimiz biçimde tahakkuk etmeyebilir. Bağrımızı yırtmanın, yüreğimizi parelemenin, ciğerlerimizi kan doldurmanın faydası da yoktur üstelik. Bu bir ayrı sınav biçimidir. Tesellisi hep ertelenen bir sınav...

Çoğu insan kendisinin, asıl bulunması gereken yerde olmadığını hisseder. Aslında belki tam da bulunması gereken yerde olduğu için kabullenmek istemez. Çünkü küllenen hayallerine alevlenmeyi bekleyen nice korlar gömmüştür. Bedel ödemeden, yüreğini tutuşturmadan, kendini yakmadan gelinebilecek mertebelerin elbette bir seviyesi vardır; ve bir de yolları çile ile yürünmüş ve kabullenilmiş makamları...

Bütün korların küller içinde gül gül olduğu makamlar... Hayret makamı, aşk makamı, sükûnet makamı, teslimiyet makamı...

İşinizde ve aşınızda, sevincinizde ve kıvancınızda, düşlerinizde ve görüşlerinizde tutuşmayı bekleyen korlar yurt tutmuşsa eğer, eskilerin düstur edindikleri şu beyti teselli babında vird edinmenizi tavsiye ederiz:

Ele girmezse eğer sevdiğimiz

Ne çâre, eldekini sevmeliyiz

Erdem, işte bu asaleti gösterebilmek, kazaya rıza ile cevap verebilmektir. Hele bir düşünün, buraya ağlamaya mı gelmiştik, gülmeye mi; ölüyor muyuz, yoksa doğuyor mu?!..

İskender Pala

5 Mart 2009 Perşembe

yusuf hayaloğlu anısına...


Yusuf Hayaloğlu - Hangi Ayrılık -

Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz
Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın
Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. ..
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline

Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?

Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadanzonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye
Olur mu be Olur mu
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi
Buruşturup bir kenara atılır mı
Vefa bu kadar basit mi Alınır mı Satılır mı

Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti

Dağ gibi adamı eze eze
Hangi anası tipli parlak çömeze
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni
Ve Hangi su bağışlatır
Hangi musalla temizler seni

Bu Nasıl Ayrılık ….

ruhun şad olsun...

4 Mart 2009 Çarşamba


1 Mart 2009 Pazar

Yoksun Ya


Yoksun ya

Gençliğimin deli rüzgarları da yok
Ve yoksul düş baharlarım
Neler kalmadı ki sende
Çaresizlik karabasanlarının çıkmazları
Avuntuzus saplantıların açmazları
Deli düşler

Yoksun ya
Kim anlar şimdi bu yüreği
Sensizlikte ne yapılır bilmem ki
Aşkın tepelerinden böyle apansız düşmedim

Ilık tebesusumler vaktine beş kala solan
Kahkahalar gibiyim
Yarısında yutulmuş
Sevinç çığlıkları dolu boğazım

Seni özlemeyi bile yakıştıramıyorum kendime

Yoksun ya
Buruşturulup atılmış mektuplar gibiyim
İçimdeki yürek boşluğuna yoldaş
Gülüşüm bükülü kaldı dudağımda
Sana sargın kalmak vardı gül yüzlü
Bu aşkın üstü
Böyle örtülür müydü

Kahraman Tazeoğlu

25 Şubat 2009 Çarşamba

mutluluk:)

love

Kimbilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi uzaktan seyretmeseydik ruhunu birbirimizin...
NAZIM HİKMET RAN



candamarimsin

candamarımsın

şarkılardır sevdayı,aşkı,hasreti,özlemi,sevinci,hüznü kısaca hayata ve insana dair ne varsa anlatan...ben de şarklarda bulurum kendimi,şarkılarla ifade ederim sevdamı birçoğumuz gibi...
aşağıdaki şarkı da bunlardan biri...

Senden önce öylesine nefes almış bu beden
Seni beklemişim ben bir ömür boyu
Meğerse hiç bilmeden
En büyük aşkımdın belki ama
En büyük korkumdun bir yandanda
Ya bir gün biterse bu aşk diye
Ağlıyorum her gece
Ben senin kalbinde hayat buldum
Sen alın yazım ilkbaharımsın
Yokluğun sanki kıyamet gibi
Sevgilim sen benim CANDAMARIMSIN...


20 Şubat 2009 Cuma

son fasıl

Bir deli sevda yolunda kesişti yollarımız
Ürkek yüreğim sevdanı taşımaya korktu
Sebebsiz değildi oysa korkularım
senin gidişinle yok olacaktı tüm ihtimaller noktalanacaktı herşey...
Yüreğim yer yer isyanlarda hala
Sensizliğin içinde yine sensiz kalmaktan korkar...
Evet ayrıyız seninle,göremiyorum yüzünü belki ama hala aynı yerlerden bakabilme ihtimalimiz var yıldızlara
ve belki aynı yerde aynı dilekleri dileme şansımız var...
Bu son fasıl ey yar!
Gidişinin ardından şimdi hüzzam bir şarkıyı mırıldanıyor yüreğim
Duyuyor musun ey yar!seni söylüyor...sana söylüyor... susuşlarımı anlatıyor...
sebebsiz değildi oysa susuşlarım
susmalarım bile çığlık çığlığa seni haykırıyordu
sen duymuyordun ey yar!
şimdi bu son fasıl! dön ve bak son defa...
nar-ı hicranla yakma yaralı gönlümü
bu yolun sonu çıkmaz,bu yolun sonu hüsran bilirim ama...
sonunda vuslat olmasa da.
Bil ey yar! ben seni çok ama çok sevdimm...

19 Şubat 2009 Perşembe

anla

Ben seni degil aslinda
Belki bu kadar benligimin icinde
Ama benim olamamanini sevdim
O kadar yakin o kadar candan
Ama bir o kadarda uzaktan bende bi hasret oluşunu sevdim
Sen benim olmadin ki
Ben senin başkalarinin olurkenki gozlerini sevdim
Hep ayni masumluğu
Yumusak ellerini birturlu tutamamayi sevdim
Ben hep senin yakinlarinda
Ama hiç yaninda olamamayi sevdim
Ben seni değil bitanem
Senin olamamayi sevdim
Bir şeyler yanliş gitti ya her seferinde
Ben tum yanlislarimin sen olmasini sevdim
Anla be gulumBen seni degil
Bunca yasadigim sensizligi sevdim
Oyle ki hep ona sarilip uyudum geceleri
Sevgisizdim onu sevdim
Ben bitanem, kimsenin sevemeyecegi kadar
Kendimden bile haberim olmadan
O kadar, iste o kadar delicesine sevdim

iki alyans

Bir rüzgar gibi geçti ellerinde gençliğim
Bir ömrüm daha olsaydı ah uğruna vermezmiydim…
Eski bir yalandı aşk denilen masaldı!
Hiç çıkmıyor aklımdan! Hiç…Haziran akşamları…
Dilimizde kaldı şimdi bir ayrılık şarkısı
Bilmezler nasıl sevdik aşkım,bilmezler nasıl yandık
Hani durmaz döner dedin ya! biz deli sevdalıydık
Hani yıldızlar şahitti neden görmezler artık.
Kaderle bağlı iki alyans … Bilmezler biz ayrıldık…

17 Şubat 2009 Salı

16 Şubat 2009 Pazartesi

serzeniş...

Hiç bir insanı unutmak, bir insandan vaz geçmek, Bir insanı hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda kaldın mı?Hani ölmüş gibi, hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi, Her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip ama aslında Hiç gelmeyeceğini bilmen gibi.Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek, Ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana, Ne kadar katlanılmaz bir gerçek değilmi, sen hala bu kadar sevgili iken?Özlemek, bu kadar özlemek, etini kemiğini yakarcasına özlemek.Çok kötü değil mi?Bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak onu işitememek, Artık sonunun "Pi" li hali değil mi?Biliyorsun değil mi? Ne kadar umutsuz bir arayıştır o, Kalabalık caddelerde geçen binlerce yüze bakmak.Belki bir kez daha görebilmek için o yüzü, Belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek, Belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek, Belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak ne zordur değil mi?Ne kadar eritir insanı farketmeden.Sen de biliyorsun değil mi bunları?Bir sinema koltuğunda sende iki kişi gibi oturdunmu hiç?Hiç iki kişi gibi zevk aldınmı bir konserden yalnız başına.Güzel bir kafe keşfettiğinde,Güzel bir film seyrettiğinde,Güzel bir şarkı dinlediğinde, güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettinmi,Paylaşamadığın için onunla.Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildinmi?Baktığında aynada yüzünün yarısını gördüğün oldumu hiç?Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan Nefret edemediğin oldumu hiç?Gözünün içine baka baka kolunu bacağını kesen bir insanın yüzüne Sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar oldumu hiç?Hayatta inandığın bütün değerleri alt üst eden birisine aşk şiirleri yazabildinmi?Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlaraFeda Oldunmu hiç?

15 Şubat 2009 Pazar

SENİ SEVİYORUM!!

SENİ SEVİYORUM!!
Son kez bulusursun.Onu oyle seversinki ama ayrılık tek caredir.Aglayamazsın ama icin kan damlar.Elini son kez tutmak istersin ama tutamazsın.Cunku tutarsan bir daha o eli bırakamamaktan korkarsın. Ve gozlerine bakmak oyle zordurki..Bir zamanlar senin atan o kalp ve sana bakan o gozler simdi kim bilir kime bakacak ve kimin icin atacak?... Bunları dusunmek kahreder mahveder sevgiliyi.Ve son an gelir:AYRILIK!!Arkana donersin,bakarsın.Beklersin "sevgilim gitme" demesini...Ama o soz gelmez.Sen de soyleyemezsin artık...Son gelmistir.Kacınılmazdır Kalbine gomersin,ama olmaz..Her gece aglarsın onun icin.Dayanamazsın.Bir gun gidersin ondan cok uzaklara.Ama kacmak care degildir.Kalbini sokup atmak tek yoldur.Ama yapamayacagına gore...O sonsuza dek seninledir...



seni seviyorum!!!


Ne Yapardım Ben...!


Senden önce ne yapardım ben,bunu hatırlamaya çalışıyorum. Hatırlamaya çalıştıkça da kocaman bir boşluğun içine yuvarlanmış gibi oluyorum. Senden önce ne yapardım ben?
Niye düşündükçe herşey boş ve anlamsız? Şaşırıyorum çünkü bir insanın hayatını bir başka insan nasıl bu kadar değiştirebilir ki? Sen olmadan önce anlamsız mıydı hayatım? Değildi elbette. Belki hayatıma seninle birlikte yüklenen anlam, daha önce yaşanan herşeyi silip götürdü... Ne dersin ..?Doymak bilmeyen bebeklerin annesini gözlemesi gibi gözlüyorum bende seni.Sürekli senden gelecek bir haberi bekler durumdayım. Zamanı seninle nasıl geçireceğimi hayal eder durumdayım.Ne yaptın bana bilmiyorum. Aşksa aşk, sevdaysa sevda. Daha önce de yaşadım en koyu aşkları.. Ama bu başka bir şey. Hani aşktanda üstün diyeceğim, bir türk filminin kavuşamayan iki kahramanı gibi olacak. Bu da değil.Senden önce nasıl mutlu olurdum ben? Neler sevindirirdi beni? Yine aynı kitapları okurdum, yine aynı müzikleri dinlerdim. Ama senden sonra sanki hayatımda ilk kez müzik dinliyormuşum gibi geliyor. İlk kez bir kitabı elimden bırakmadan her satırını beynime kazıyarak okuyorum...
Ansızın hayatıma girdiğin o andan öncesi yok.. Daha ne olduğunu anlayamadan birdenbire doldun içime.. Teslimdim artık sana, Yüreğimle..!! Bedenimle..!!Ruhumla teslimdim.!! Varlığınla hayatımı değiştirmene seviniyorum; ama, Senden öncesini hatırlamayan ben gidersen ne yapacağım? Ya herşey tıpkı hayatıma girişin gibi yarım kalırsa? Gidersen ve ben yarım kalırsam herşey yabancı gelecek bana. Herşeyi yeniden öğreneceğim. Üstelik öğretmenim de olmayacak. Bunu yapabilir miyim bilmiyorum. Düşüncesi bile ruhumu karartıyor. Senden önce ne yapardım ben.? Nasıl mutlu olurdum.? Ya gidersen...!!?
Nasıl yaşarım ben senden sonra..!!?
Söylesene sevgili...!!!Ne yaptın bana...!!?....


Şimdi aramızda sessiz kalıyor söylenecek bütün sözler...İçimde sana söylemek istediğim binlerce sözle, Aynadaki bana benzemeyen insana bakıp acıyorum... Senin dışında binlerce insanla aynı ortamı soluyorum... Olmayacak insanlara adınla sesleniyorum... Bazen hiç haketmeyen kişilere, Sana söylemek istediğim güzel sözcükleri sıralıyorum... Şimdi bir tesadüf olsa, çıksan karşıma.. Biliyorum içimde sana ait kocaman bir sevdaya rağmen, Sessizce çeviririm kafamı.. Sahte gülücükler atarım ortaya... Sen gittiğinden beri yapmaya alıştığım gülüşler gibi... Zaman geçti, kimi yaralarım kabuk bağladı.. Kimileri sadece karanlığa saklandı... Ama değişti sevdanın rengide, beklentilerde... Şimdi bi tesadüf olsa, çıksan karşıma.. Ben yüzümü çevirmesem, gözlerine bakıp kalsam... Kalırmısın gözlerimde..? Gözlerine kanabilirmiyim tekrardan..? Ne kötü değil mi.. Cevabı kendime çok rahat verebilmem... Ne sen kal diyebilirsin, ne de ben sevgime rağmen dönebilirim...


Yasak ama; Sarıl bana

Her tarafımı acıtıyor gece, İmkansızlıkları düşlüyorum belki de kimbilir, Umutlarım sokak ortasında delice koşan bir çocuğun vurulup ölmesiydi artık. Uykum uzaklaşıyor bedenimden, Gözlerimin su yolları taştı, Göz yaşlarımla söndürüyorum yokluğunun ateşini, Ellerini tutmak aşk hırsızlığına giriyor, Yasak ama; sarıl bana, Buna gerçekten ihtiyacım var. Tüm yollar sana çıkıyor, parmaklarım seni çiziyor vücuduma, Yapraklarım dökülüyor; gözlerime güneş batıyor, Sen okunması gereken bir şiir iken ben yorgun bir nefesim artık. Terk edilmiş sevinçlerim hasret uykusunda, Dilimde acı tarafından bir tutam şarkı sözü, Hayat 3 yanlışım dan biri olarak seni götürdü, Birbirine karıştı gözyaşları ve gülücükler, Bizim hiçbir masalımız olmayacak mı anlatılacak? Kalbim ellerimden küçük peki ya yaşattıkları? Dile getiremediğim sözlerimin içinde boğuluyorum, Gitmeliyim henüz çatlaklarımdan ayrılmadan, Kırılmadan orta yanımdan, Yasak ama; Sarıl bana, Buna gerçekten ihtiyacım var.
alıntı


ßir §özcüktür Asılı Durur Yüreğimde..

Anlamak,bilmek ve söylemek...Ve susuşları tüketmek hiç susmadan konuşurcasına...Ne zordur değilmi,ne güçtür şimdi yüreğin dili ile anlatmak ve yaşam iki kişilik olunca onu yaşınır kılabilmek.Basit yaşamın kalabalıklığında özgürce haykırabilirken,insan duyguların dünyasında ne korkak,ne utanmaz ve saygısız bir hal alır,çünkü susmak yüreklere karşı en büyük terbiyesizliktir her şeyden önce....Herşey bilinirken,her şey anlaşılmışken,sözcüklerin yürekle inatlaşması ne çekilmez şeydir değilmi?.Galiba sözcüklerinde suçu yoktur bu işte,yüreğin acemiliğidir buna sebep;ham ve yetmezliği...Ama iki yürekte acemi olurmu arkadaş?Olurmuş işte...olurmuş...Eğer iki yürek sevmelere acemi ise;acılara bulanır sevmeleri,cehnnemi olur susuşlar,en basit dokunuş bile volkanlaşır,patlar başına yıkılır sevgililerin...Korkak bir devrim olur tüm yaşanılanlar,devrilmeye hazır iki yürek kalır sessiz gecelere...Ama kalmamalıdır,ama kısa metrajlı yaşamlarımız böyle akmamalıdır eksilmelere,böyle tükenmemelidir tanrının en cimri olduğu zamanlar...Eğer olurda geçerse sessiz sedasız,boğulursa tüm güzellikler sonsuz susuşlara..işte o vakit vebali boynumuzda tanrının cehhenemi bile düşmez payımıza...Nedir aşk?nasıl yaşanır,nasıl başlar ve nasıl tükenir...Hiç bilmiyor,hiç tanımıyorum,karşılaşmadık daha önce..Anlatanlar ise soyutladıkça zorlaştırdılar,uzaklaştırdılar bana bu dile gelmez şeyi..Belkide aşk dile gelmezliktir...Eğer yaşadığım aşksa en doğru söylemdir"aşkın dile gelmezlik"olduğu...Gene susuyorum bak,gene konuşamıyor,beceremiyorum,ben basit yaşamın kuralları ile hazırlanırken bütün yaşama,eksik kalmış öbür yanım,şimdi tamamlamak kalır sana...Olmaz deme,bu seferde yüreğimin acemiliğine ver bu susuşları,bu "dile gelmezliği" ilkliğine ver ve tamamla diğer yanımı....Uzatıp elini dokun yüreğime ve kutsa yaşamı.....
Şimdi aklımdasın...

DiYaR-ı DeVa

Backgrounds From FreeGlitters.Com